Verimsiz politikalar, kalitesiz büyüme

Geçtiğimiz günlerde açıklanan büyüme verisine göre ekonomimizin üçüncü çeyrekte %6,7 büyüdüğü görülüyor. TÜİK’in bu veriyi açıklamasından hemen sonra eleştiriler gelmeye başladı. %7'ye yakın büyüme var ama nedense istihdam artmıyor, işsizlik azalmıyor. O zaman büyümenin kalitesini incelemek gerek. Bunun için verinin detaylarına bakalım. TÜİK, GSYİH içinde en büyük pay sahibi olan (Tablo) hanehalkı tüketim harcamalarının %9,2 arttığını söylüyor. Mutfak masrafımızdan satın aldığımız eve kadar yaptığımız tüm harcamalar bunun içinde. Ayrıca yatırım harcamaları diyebileceğimiz gayrisafi sabit sermaye oluşumunda* %22,5’lik ciddi bir artış görülüyor. Yani hem tüketimde hem yatırımda artış olmuş. Bu iyi bir gösterge… Yani büyüme kaliteli duruyor. Fakat burada eleştirilmesi gereken bir nokta var: Büyümenin yöntemi… Biliyoruz ki büyüme, dönemsel şekilde uygulanan ucuz kredi desteği ile (Grafik) sağlandı. Dolayısıyla büyümenin kalitesi sorgulanabilir. Ayrıca ilave istihdam yaratmayan büyüme de eleştiriyi hak eder. Peki kaliteli büyümek için ne yapmak gerekir?


Her şeyden önce sorunu tespit etmek gerek. Sorun verimsiz politikalar… Verimsizliğin kökeninde maalesef devletin “verdiğim destekler ne kadar büyük görünürse o kadar iyidir” yanılgısı var. Desteğin büyüklüğü, yarattığı değerden daha önemli kabul ediliyor. Salgın döneminde ekonomiye destek için açıklanan tedbirlerin büyüklüğü 500 milyar liraya ulaşmıştı. Bunun 270 milyar lirası kullandırılan kredilere gitti. Yani ortada harcanan büyük bir kaynak var. Fakat ne kadar değer yarattığı bilinmiyor. Çünkü getiriye, geri dönüşlere bakılmıyor. Mesela verilen desteğin bir girişimcinin satışlarını 1 liradan 2 liraya yükselttiğini, aynı desteğin başka bir girişimcinin satışını 10 liradan 11 liraya yükselttiğini düşünelim. Birinde satışlar %50 artarken birinde %10 artıyor. Kamu gözünde bu iki firma arasında genelde fark bulunmuyor. Çünkü verilen destek ikisinde de aynı… Kapasite artışı oldu mu, hangisi istihdamı artırdı, para nereye harcandı, nasıl bir değer yaratıldı maalesef önemli değil. Şöyle düşünelim: Gayrimenkul satışı için ayrılan ucuz kredi kaynakları üreticinin kapasite artışı için ayrılsaydı büyüme belki %5’te kalırdı. Ama üretim daha da artmış olabilirdi. Ya da devletin destekleri daha verimli alanlarda dağıtılabilseydi büyüme belki %6,7 değil yine %5’te kalabilirdi ama bu sefer istihdam artmış olabilirdi. Yani kaliteli büyümüş olurduk. Kaliteli… Çünkü istihdam artışı demek sürdürülebilir tüketim demek. Krediye bağlı olmayan büyüme demek… Kalite buradan geliyor.


Verimsizliğin diğer sebeplerinden biri de kapsayıcılık. Ülkemizde kamu desteklerinden genelde belirli bir kesimin yararlanması sorunu var. Tabana yaygınlaştırmada eksiklikler bulunuyor. Çünkü bilinmiyorlar. Devletten destek alabilecekken haberi olmadığı için destek alamayan binlerce vatandaşımız var. Ayrıca prosedür ve teknik detayların yoğunluğu da tabana yaygınlaştırma meselesini engelliyor. Mesela teşviklerden veya hibelerden yararlanacak bir firmadan o kadar çok evrak isteniyor ki bu alanda tecrübeli olanlar avantajlı hale geliyor. Fırsat eşitliği kayboluyor. O teşviği alabilse 2 kişiye daha iş verecek bir firma yerine, istihdamını değiştirmeyen veya üretimini artırmayan firma desteklenince kalite bozuluyor, politikada odak noktası kaçıyor. Onu yaptım bunu yaptım, şöyle destek verdim böyle destek verdim deniyor ama sonuç ortada… %7’ye yakın büyüme var, işsizlik artıyor. Dibi delik havuzu doldurmak gibi kaynaklarımız akıp gidiyor. Sınırlı kaynakların nasıl daha verimli olabileceğinin mutlaka derinlemesine araştırılması, buna göre politika üretilmesi ve uygulanması lazım. Çünkü kaynaklarımız her zamankinden daha değerli…


* Gayrisafi sabit sermaye oluşumunun en büyük kısmını maddi sabit aktifler oluşturmaktadır. Bu aktifler, makine-teçhizat ve inşaat olmak üzere iki alt grupta incelenmektedir. Sabit aktifler, bir yıldan fazla bir süre için üretim işleminde kullanılmaktadır. (TÜİK)


Tablo: Harcamalara göre GSYİH payları (%)

Grafik: Yıllık Kredi Büyümesi (KEA, %)


Tüm yazılar

1/3