Anayasa gündemi III: İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem nedir?

Türkiye kişiye özel Başkanlık sistemini denedi ve kendine uygun olmadığını net bir şekilde gördü. Uygun olsaydı ne Ak Parti ne MHP yeni anayasa çalışması başlatırdı değil mi? O yüzden bugün içine düştüğümüz siyasi ve ekonomik darboğazdan çıkış için arayışlar devam ediyor. Şimdi çıkış anahtarı olan önerilerden birini inceleyeceğiz. Anayasa gündemi serisinin son yazısında iyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistemden bahsedeceğim. İYİ Parti'nin Mayıs ayında açıklanan sekiz bölümlük anayasa önerisini hatırlayacağız. Konumuz gereği ilk üç bölüme odaklanacağım. Önerinin ilk üç bölümünde Cumhurbaşkanlığı, hükümet, Meclis ve kuvvetler ayrılığından bahsediliyor. Kalan beş bölümde yargı, devlette liyakat, özgürlükler, sosyal devlet, sivil toplum, adil seçimler ve özgür basına ilişkin öneriler getiriyor.


Birinci bölüm devletin yürütme organı ile ilgili. Mevcut Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine karşı önerinin temeli burada: “Devlet, parlamenter sistemin bir gereği olarak Başbakan ve Bakanlar Kurulu tarafından yönetilecektir. Cumhurbaşkanlığı makamı, tarafsız, partiler üstü bir şekilde devletin birliğini temsil makamı haline getirilecektir.” İkinci bölümde ise TBMM’nin güçlendirilmesinden bahsediliyor. “Güçsüz meclis, eksik demokrasi demektir” ifadesiyle temsilde adalet ve yönetimde istikrarı temel alan anlayış geliştiriliyor. Katılımcı, kapsayıcı ve uzlaştırmacı bir siyasal yöntem olarak Meclis’in yetkilerinin artırılacağı vurgulanıyor. Malumunuz mevcut sistemde Bakanlar var fakat Bakanlar Kurulu yok. Bakanlar sadece Cumhurbaşkanı’na karşı sorumlu. Önerilen sistemde ise Bakanlar Kurulu yeniden tasarlanıyor ve bu sefer Meclis’e karşı hem bireysel hem de toplu olarak sorumlu hale getiriliyor. Meclis’i güçlendiren bu adıma ilaveten Anayasa Mahkemesi, Hâkimler Savcılar Kurulu, Sayıştay, YÖK gibi devletin temel organlarına üye seçimlerde de Meclis güçlendiriliyor. Ayrıca söyleyelim: Meclis’in yasama işlevini aşındıran Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri de nevi değiştirecek ve yeni sistemde böyle kullanılamayacak. Yani kararnamelerle yönetilen bir devlet değil hukuk devleti vizyonu geliştiriliyor.


İYİ Parti’nin önerisinin üçüncü bölümünde kuvvetler ayrılığı var. Bu bölüm ilk iki bölümün tamamlayıcısı niteliğinde… Mevcut sistemde birbirinin görev alanına girmiş olan yasama, yürütme ve yargı organlarının denge ve denetim vizyonuyla güçlendirilerek kurumsallaşması öneriliyor. Denetim özelliği güçlendirilen yasama organı Meclis’in yürütme organı hükümeti güvenoyu ile göreve getirip, gerektiği durumda güvensizlik oyu ile görevden alması en kritik önerilerden… Ayrıca gensoru mekanizması canlandırılıyor. Meclis araştırma komisyonlarının yeniden önemli bir denetim aracı olması öneriliyor. Yasamaya bir kuvvet olarak gücünü geri veren önerilerden bir diğeri ise bütçe yapma ve denetlenmesi yetkisi. Mevcut sistemde Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanan ve Meclis’e sunulan bütçenin Meclis tarafından reddedilmesi mümkün değil. Milletin vergilerinin nerelere harcanacağı gibi önemli konularda milletin temsilcilerinin etkisi şu an çok zayıf. Öneride bütçe kanun tasarısının Bakanlar Kurulu tarafından Meclis’e sunulması var. Üçüncü bölümde ayrıca kamu yönetiminde güçlü denetimden bahsediliyor. Meclis adına denetleme yapan Sayıştay’ın kamu kurumlarını denetleme yetkisinin mevcut sistemde törpülenmesi kamu harcamalarındaki keyfiyeti artırıyordu. İYİ Parti bunun için Sayıştay’ın yetkilerini artıracağını vadediyor. Çağın gerekliliklerine dayanarak Türk Denetim Yasası’nın derhal çıkarılacağı söyleniyor. Kuvvetler ayrılığı ile denge ve denetim vizyonunun öne çıkan önerileri böyle…


İYİ Parti’nin anayasa çalışmasının tamamı için tıklayınız.


İlgili Yazılarımız:

Tüm yazılar

1/3