Enflasyon tahminleri ne yönde değişti?

Salgın sebebiyle tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de uygulanmış olan genişlemeci politikalar enflasyonla mücadeleyi arka plana itse de enflasyondaki gelişmeler dikkatle takip ediliyor. Sıkılaştırma adımlarının atıldığı Ağustos sonrası dönemde beklentilerin ne yönde değiştiğini merak eden herkesin gözü Merkez Bankası’nın bugün paylaştığı 2020-IV Enflasyon Raporu’ndaydı. Enflasyon raporu, TCMB’nin bakış açısını göstermesi bakımından önemli bir rapor. Merkez Bankası bu raporlarda enflasyon odaklı bir bakış açısıyla küresel ekonomik gelişmeleri ve Türkiye’nin finansal/mali görünümünü yorumluyor. Ayrıca önümüzdeki süreçte karşılaşılabilecek riskleri ve enflasyona etki kanallarını değerlendiriyor. Yazımızda TCMB’nin değerlendirmelerini özetleyerek, yılsonu enflasyon tahminlerindeki değişiklikleri inceleyeceğiz.

Rapor, salgının olumsuz etkilerinin normalleşme süreci ve güçlü kredi desteğiyle belirgin bir şekilde toparlandığına dikkat çekiyor. Fakat güçlü kredi desteğinin enflasyon üzerindeki olumsuz etki etkisine vurgu yapılıyor. Yani büyüme odaklı politikaların enflasyonu düşürmeyi zorlaştırdığı ifade ediliyor. Ayrıca ihracatta toparlanma olmasına rağmen hizmet gelirlerindeki düşüşün cari işlemler açığını arttırdığı belirtiliyor. Salgın döneminde alınan parasal ve mali tedbirler toparlanmada işe yarasa da sağlıklı büyüme için enflasyonun düşmesi ve ülke risk primiyle uzun vadeli faizlerin düşmesinin önemi vurgulanıyor. Tüm bunlarla beraber para ve likidite politikalarında devam eden sıkılaşmanın dış denge ve enflasyon üzerindeki olumlu etkisinin görüleceğini değerlendiriliyor. Yani Merkez Bankası Ağustos ayından itibaren sürdürdüğü sıkı duruşuna devam edecek. Kredi gevşemeleri gibi büyüme yönünde atılan adımların maliyetinin sürdürülemez olduğu bir noktada bulunuyoruz. Dolayısıyla “soğumaya bırakma” dönemi devam edecek. “Ilımlı ve dengeli” büyüme öngörülmesinin anlamı bu. Ekonominin çarkı bir süre kendi enerjisiyle dönecek.

Enflasyon raporundaki tahminlerin yeni bir karantina dalgası gelmeyeceği varsayımı altında yapıldığını görüyoruz. Yılsonu tahminlerindeki değişimlere bakalım. 2020 yılsonu için Nisan ayında düşen enflasyon tahmini Ekim’de 4,7 puan artışla 12,1’e yükseltildi. (Tablo 1) 2021 yılsonuna baktığımızda Nisan-Ekim arası 4 puanlık bir artış görüyoruz. Tahminlerin yukarı yönlü revizesi büyük ölçüde TL cinsinden ithalat fiyatları, gıda fiyatları, çıktı açığı, işgücü maliyeti sebebiyle oldu. Özellikle 2020 yılsonu tahmininde ithalat fiyatlarının tek başına 1,6 puan, çıktı açığının 0,9 puan, gıda fiyatlarının 0,7 puanlık artışa sebep olduğu görülüyor. Sıkı duruşa gerekçe olarak bunlar yeter de artar. Sıkılaşma olmasına rağmen tahminlerin yukarı çekilmesine sebep olan güçlü riskler devam ediyor. Temel riskler içerisinde salgına, küresel büyümeye, sermaye akımlarına ilişkin belirsizlikler; gıda fiyatlarındaki seyir, enflasyon beklentilerinin seyri; ülke risk primindeki oynaklıklar ve para/maliye politikası eşgüdümünün etkinliğine ilişkin riskler yer alıyor. Beklentilerle beraber düşünülünce risklerin çoğunlukla yukarı yönlü baskı oluşturduğunu görüyoruz. Sonuç olarak enflasyona dair tahminler yukarı yönlü revize edildi. Beklenti anketi de enflasyon artışına işaret ediyor. (Tablo 2)

Tablo 1: Yıl sonu enflasyon tahminleri

Tablo 2: Yıl sonu enflasyon tahminleri

EK - Olası riskler ve etki kanallarının karşılaştırması (Enflasyon Raporu III ve IV)

Tüm yazılar

1/3