Salgın notları I - Koronavirüsün ekonomi politiği

İlk vakası Çin’de tespit edilen yeni tip Koronavirüs birkaç ay içinde küresel bir fenomene dönüştü. Dünya Sağlık Örgütü’nün salgın olarak nitelendirdiği virüs ciddi ekonomik ve sosyal dönüşümlerin tetikleyicisi olacak gibi duruyor. Henüz sonuçlarını yorumlayacak kadar zaman geçmese de ekonomiler üzerinde yaratacağı tahribat ve bunun sosyal düzene etkilerinin büyük olacağını tahmin etmek zor değil.

Dünya ticaretinde korona etkisini bu yıl ciddi şekilde hissedeceğiz. Kelimenin tam anlamıyla hayatı durduran virüs küresel ekonomide en azından ikinci çeyreği alt üst edecek. Goldman Sachs ABD ekonomisinin ikinci çeyrekte %24 daralacağını raporladı. Çin’de de durum farklı değil. İlk çeyrekte Çin ekonomisinde daralma bekleniyor. İhracatı Şubat ayında %17 düşen Çin 2020 yılı genelinde IMF tahminlerine göre %5,6 büyüyecek. Bu oran Çin için alışmış olduğumuz oranların hayli altında. Virüsten en çok etkilenen Avrupa da çöküşü engellemek için yüz milyarlarca Euro değerinde ekonomi paketlerini peş peşe açıklamaya başladı. Fakat virüsün belirsizlikleri artırması ile kaçışlar başladı. FED’in faizleri neredeyse sıfırlamasının bile ekonomiyi harekete geçirme etkisi çok kısıtlı kaldı. Tüm önlemlere rağmen dünyanın önde gelen borsaları bir ay içinde %40’tan fazla eridi. Zaten insanların dışarı çıkıp tüketmesini engelleyen bir virüse karşı hangi önlemler sürekli bir etkiye sahip olabilir ki? Dibi delik bir havuzu doldurmak gibi ekonomik erime engellenemiyor. Gerileme yavaşlatılabiliyor ya da sadece geciktirilebiliyor. Ama durdurulamıyor.

Virüs ekonomisi her kriz döneminde olduğu gibi piyasa-devlet terazisinde devletin ağırlığı ve müdahalesinin arttığı bir ekonomiye işaret ediyor. Devletlerin yapısal ve köklü değişimler için ihtiyaç duyduğu zemin ve gerekçe oluştu bile. Önemli kararlar için böyle olağanüstü zamanlar iyi bir fırsat. Toparlanmayı en hızlı başarabilen ülkeler virüs ekonomisini fırsata çevirmiş olacak. Zaten son yıllarda küresel ekonomide bir şeylerin değişeceği düşüncesi hâkim iken virüs etkisi ile güçlünün zayıflayacağı (fakat nispi olarak güçlenebileceği) zayıfın ise devrileceği yeni bir durum söz konusu. Bunun ötesinde sadece ekonomik aktörler/rollerin veya güç dengelerinin değil, daha mikro düzeyde hizmetlerin sunulma biçimine kadar birçok köklü değişikliğe kapı aralandı. Mesela bu kriz Avrupa’da siyasi krizleri tetikleyeceği gibi birçok hizmette e-ticaret farkındalığı oluşturabilir veya insanları uzaktan çalışma, online iletişim gibi teknolojinin nimetlerinden faydalanmaya sevk edebilir. Dolayısıyla bu süreç dünya siyasetinden yerel siyasete tüm dengeleri değiştirmek; iş yaşamından özel yaşama alışkanlıklarımızı gözlemlemek ve sorgulamak için değerlendirme sürecine dönüşebilir. Bir nevi yeni dünyanın simülasyonunu izliyor olabiliriz.

İlgili yazılar:

"Salgın notları II - Küresellemenin sonu mu, resetlenmesi mi" (23 Mart 2020)

"Salgın notları III - Türkiye'nin ulusal mücadelesi" (13 Nisan 2020)

"Salgın notları IV - Hayatta kalma ekonomisi" (15 Nisan 2020)

"Küresel resesyona karşı önlemler" (12 Eylül 2019)

"ABD ve Çin'in ticaret ve teknoloji mücadelesi" (19 Haziran 2019)

Tüm yazılar

1/3