Enflasyonda gerçekler ve beklentiler

Merkez Bankası’nın 30 Nisan’da açıkladığı Enflasyon Raporu’na göre tüketici enflasyonu (TÜFE) yılın ilk çeyreğinde yüzde 19,71’e geriledi. 2018’de yıllık 20,30 olarak gerçekleşen enflasyon 0,59 puan düşmüş oldu. Enflasyon düşüşünde iç talepteki zayıflık, döviz kurunun gecikmeli etkilerinin azalması, dayanıklı mallardaki geçici vergi süresinin uzatılması etkili oldu. Fakat gıda ve işgücü maliyetlerinin bu düşüşe direnç gösterdiği görülüyor. Gıda ve hizmet gruplarının bir önceki çeyreğe göre enflasyona katkısında artış var.

Rapor, enflasyon düşüyor daha da düşecek diyor. Ocak ayında açıklanan enflasyon raporunda 2019 yıl sonu enflasyon tahmini 14,6 olarak öngörülmüştü. Son raporda beklentiler değişmedi. Bu enflasyonun konusunda iyimserliğin korunduğuna işaret ediyor. Fakat iyimserliğin de şartları var. Özellikle reel kurdaki ılımlı iyileşmenin devam etmesi şart. Kurdaki dalgalanmalar maliyetleri artırıyor, enflasyonu tetikliyor. İç talebin de bu aşamada zayıf seyrini sürdürmesi gerekiyor. Bunun haricinde Merkez Bankası’nın politika duruşu önündeki başlıca riskler de raporda sıralanıyor: Risk primindeki iyileşmenin gecikmesi, enflasyon beklentilerindeki bozulma, para-maliye politikasında eşgüdüm sağlanamaması, gıda fiyatlarındaki yükselişin devam etmesi, finansal koşullardaki sıkılaşmanın artması, küresel büyümedeki zayıflığın devam etmesi, gelişmekte olan ülkelere sermaye akımlarının zayıflaması, petrol fiyatlarındaki oynaklıklar.

Görsel: TCMB Enflasyon Tahminleri ve Beklentiler (%)

Merkez Bankalarının söylemlerinin aldığı kararlar kadar önemli olduğu bir gerçek. Son Para Politikası Kurulu (PPK) kararından "Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir" cümlesinin çıkarılması döviz kurunda sıçramaya neden olmuştu. Bu tarz söylemler ve ekonominin genel olarak yönetimiyle ilgili oluşan olumsuz algı enflasyonla mücadeleyi zorlaştırıyor. Beklentileri olumsuz etkiliyor. Enflasyon beklentileri enflasyonla mücadelenin belki de en önemli ayağı. Nisan ayında yapılan enflasyon beklenti anketine göre beklentilerin TCMB tahminlerinin üzerinde olduğu görülüyor. (Görsel) Beklentilerdeki bozulmanın ekonominin genelinde fiyat artırma eğilimini güçlendirmesi yönüyle enflasyonu olumsuz etkileyeceği değerlendiriliyor. Beklentilerin tahminlerden uzaklaşması ekonomi yönetimine duyulan güvenin azalması demek. Yıl sonu hedeflerinin tutturulması ve tek haneli enflasyon rakamlarına ulaşmak için her şeyden önce güven vermek gerekiyor.

Tüm yazılar

1/3