Türk milliyetçiliğinin yükselişi

Türkiye Cumhuriyeti'nin mayasını oluşturan Türk Milliyetçiliği esasen Osmanlı Devleti’nin imparatorluk ve çok etnikli yapısı itibarıyla son dönemine kadar takip etmekten imtina ettiği bir düşüncedir. Osmanlı-Türk düşünce dünyasına geç girmiş olmasına rağmen devletin kurtuluş reçetesi olarak sunulması sayesinde gecikmeyi telafi edercesine büyük bir coşkunluk ile düşünce dünyasına yerleşmiştir. Bu düşüncenin tercih edilmemesinde haklı gerekçeler olmakla birlikte devletin çöküşüne giden süreçte köprüden önce son çıkış misali mecburi bir istikamet olmuştur.

Türk milliyetçiliğinin milli bir mücadele verilen herhangi bir alanda referans alınması şaşırtıcı olmamalı. Bugün içinde bulunduğumuz dünya, temelleri 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında atılan ideolojilerin tasarladığı bir dünya olarak dönüyor. İmparatorlukların tarih sahnesinden çekilmesi sürecinde payına kan ve gözyaşı düşen bu topraklar, kurulan yeni dünyada tüm milletler gibi milliyetçilik üzerinde yükselerek yeniden vücut bulmuştur. Balkan savaşlarında, Kafkasya’da, Galiçya’da, Yemen’de, Çanakkale’de var olma mücadelesi vermek milli kimliğin oluşmasına önemli ölçüde katkı sağlamıştır. Türk kimliğini ve şuurunu Anadolu topraklarına yerleştiren temeller hem Türkçü münevverlerin fikri mücadelesi hem de bu topraklarda uzun yıllar boyunca sürmüş olan geri çekilme ve öz savunmanın getirdiği kenetlenme üzerinde yükselmiştir.

Türkiye bugün zor bir dönemden daha geçiyor. Küresel siyasette esen sert rüzgârların milli kazanımları aşındırdığı bu zor dönemden çıkış yolu arayışları devam ediyor. Türkiye’nin bölgesinde yaşanan ağır savaş koşullarına karşı dirençli olması ve ülke bütünlüğüne yönelik tehditlere karşı güçlü kalması, bugünlerde çok dillendirilen milli beka açısından hayati önem taşıyor. Ekonomide, dış politikada, siyasette devam eden yeni milli mücadele dönemi Türkiye’yi dengeli, hassas ve proaktif politikalar üretmeye, çok yönlü stratejiler geliştirmeye zorluyor. Bu mücadele, 100 yıl önce olduğu gibi Türk milliyetçiliğini referans alırken yeni Türk siyaseti Türk milliyetçiliğinden beslenerek kendini yeniden üretiyor.

Tüm yazılar

1/3