Andımız tartışmaları ve siyasette yeni cepheler

Danıştay’ın geçen hafta verdiği karar okullarda Andımızın yeniden okutulmasının önü açtı. Türklük tartışmalarını alevlendiren bu karar sonrası siyaset camiası bir anda hareketlendi. Açılım sürecinde Türklüğe ve Cumhuriyetin kuruluş ilkelerine karşı olanların hedef tahtası haline gelen Andımız, 8 Ekim 2013’te Ak Parti tarafından çıkarılan bir yönetmelikle kaldırılmıştı. Danıştay kararı ile Ak Parti camiasında son dönemde artmış gibi görünen milliyetçi eğilimlerinin de sonuna gelinmiş oldu. Danıştay kararı, sahteyi gerçeğinden ayıran önemli bir karar olarak tarihe geçti, Ak Parti’nin özüne dönmesini sağladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk’üm ama Türkçü değilim. Türküm demekle Türk olunmaz” dedi ve andımız tartışmalarını ırkçılığa bağlayarak, Danıştay’ın Andımız kararına karşı görüşünü ifade etti. Türkçülüğün ne olduğunu bilmeyen Erdoğan’ın bu beyanı ve Ak Parti’nin üst düzey isimlerinden gelen “Kötü bir geleneğin yeniden ortaya çıkması”, “Kararı kabul etmemiz mümkün değil” açıklamaları aslında gelecek dönem siyasete ilişkin işaretler veriyor. Zaten üstlerine yakışmayan milliyetçilik gömleğini çıkarmak için fırsatını buldular ve hiç şaşırtmadılar. Türküm, doğruyum diyenleri ırkçılıkla suçlayanların Anayasa’daki Türklük ile (66. madde) ilgili düşündükleri bize işaret veriyor. Mesela 2012 yılında Ak Parti, vatandaşlık tanımının kaldırılmasını gündeme getirmişti. 2009 yılında, bugün "TBMM Başkanvekili" olan Ak Parti vekili “açılımın anayasa değişikliğiyle sonuçlanacağını ve demokratikleşme için anayasadan Türklüğün çıkarılacağını” söyledi. Benzer şekilde hem partililer hem de köşe yazarları, bugün ilişkilerini inkar ettikleri FETÖ'cülerle el birliği halinde Türklüğün demokratikleşme önünde engel olduğunu açıkladılar. Türkiye işte böyle bir dönemden geçti. Şimdi bu dönemlere yeniden hazırlanıyor.

Türklük konusunda aynı telden konuşan Ak Parti ve HDP birbirine en çok yakışan iki parti. CHP de ne istediğini, nerede konumlanması gerektiğini henüz keşfedememiş bir parti durumunda. MHP ve İYİ Parti’nin Andımız kararının arkasında durması ise siyasette yeni cephelerin oluşmasına fırsat veriyor, Türkiye için umudun bitmeyeceğini gösteriyor. 24 Haziran seçimleri öncesi kurulan yapay ittifaklar zaten gelecek vadetmiyordu. Önümüzdeki dönem yeni ittifaklarla demokratikleşme adı altında yeni açılım sürecine hazırlıklı olmalıyız. Çünkü Ak Parti bunun sözünü vererek iş başına geldi, kendi kaderini buna bağladı. Ayakta kalabilmek için tek şansı bu.

Tüm yazılar

1/3