Konkordatonun gözden geçirilmesi

Ekonomide yaşanan sıkıntılar artık sektör temsilcileri tarafından açıkça dillendirilmeye başladı. Nakit sıkışıklığının baş gösterdiği, paranın dönmediği veya ihtiyat amacıyla kenarda tutulduğu bir dönemden geçiyoruz. Hükümetin ısrarla reddettiği bu kriz ortamı gerçek önlemler alınmadığı sürece daha da derinleşecek. Önlem almak için hükümetin elinde ne var diye sorduğumuzda aslında net cevap veremeyecek durumdayız. Enflasyon artıyor. Faizler yükseliyor. Ekonomiye olan güven gitti. Bu sebeplerle eldeki araçlar etkinliğini ve işlevini yitiriyor. Alınan geçici önlemler yapıdaki bozukluğu gidermeyi amaçlamıyor. Yani ekonomi politikası gelecek vadetmiyor.

Hem realite hem de beklentiler bozulduğu için reel sektörde sesler yükseliyor. Bugüne kadar aralarında inşaat, ayakkabı, tekstil ve sağlık sektöründen ünlü şirketlerin de olduğu 3 binden fazla şirketin konkordato ilan etmesi durumun ciddiyetini gösteriyor. Şubat 2018’de iflas ertelemenin yürürlükten kaldırılmasıyla gündeme gelen konkordato en genel şekliyle bir şirketin borçlarının yeniden yapılandırılması demek. Şirketin iflastan kurtulmasını amaçlayan, alacaklıların belirli oranda indirime giderek borçluya yeniden vadelendirme yaptığı bir anlaşma. Ödeme sıkıntısına giren şirket mahkemeye başvurarak konkordato talep ediyor. Konkordato komiseri ile masaya oturan alacaklıların üçte ikisinin kabul etmesiyle konkordato kararı alınıyor. Ticaret mahkemesinin tasdikiyle taraflar arasında bağlayıcı hale geliyor. Bu vesileyle borçlu şirket hem iflastan hem de hacizden kurtulmuş oluyor. Hatta başlatılan haciz takipleri de durduruluyor. Borçların tasfiyesi için kazanılan 23 ayda şirket nefes alma olanağı elde ediyor.

Son dönemde artan konkordato ilanları öncelikle piyasadaki cansızlık sebebiyle şirketlerin mali yapılarının bozulmasına dayanıyor. Fakat iyi niyetli borçlulara yönelik bir tedbir olan konkordatonun farklı amaçlar için kullanıldığı da konuşulmaya başlandı. Konkordatolarda görülen büyük artışın etkisiyle dosyaların yeteri kadar incelenememesi ve başvuranın tasdik edildiği bir süreç yaşanıyor. Bu da kötü niyetlilerin gözden kaçırılmasına sebep oluyor. Kötü niyetli şirketler konkordato kararı aldırarak vadesi gelen borçları için yeni vadeler alıyor, bu şekilde elindeki varlıkları borç ödemelerinde kullanmak yerine bir süre daha dövize veya faize yönlendirmeyi tercih ediyor. Şirketlerin yüzde 15’ini iflastan kurtarabilen* iflas erteleme, kötüye kullananlar yüzünden yürürlükten kaldırılmıştı. Bu fırsatçılar yüzünden konkordatonun da kaldırılması veya şartlarının yeniden düzenlenmesi gündeme gelebilir.

*http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/iflas-erteleme-kotuye-kullanildi-konkordatoda-da-eski-aliskanliklar-suruyor-40940072

Tüm yazılar

1/3