İdlib'teki riskler

Türkiye ile 130 km’lik sınırı olan İdlib, güneyinde Hama, doğusunda Halep, kuzey batısında rejimin kalbi Lazkiye’nin yer aldığı stratejik bir bölge. Türkiye, Suriye ve Ürdün’ü birbirine bağlayan karayolunun bu bölgeden geçiyor olması İdlib’in önemini daha da artırıyor. Muhalifler ve rejim karşıtı örgüt Heyet Tahrir Şam (HTŞ) olmak üzere toplamda 95 bin silahlı örgüt üyesi tarafından kontrol edilen İdlib bugünlerde dünyanın önde gelen ülkeleri için hesaplaşma sahasına dönüşmüş durumda.

Rusya’nın ve İran destekli Suriye ordusunun operasyon hazırlıkları yaptığı İdlib’te çatışma durumunda ABD, Fransa ve İngiltere kimyasal silah kullanımına karşılık vereceklerini duyurdu. 21 Ağustos’ta yapılan bu açıklamalar, İdlib’te çözümün askeri yollarda aranmasının tehlikeli olduğunu gösterdi. 17 Eylül’deki Türkiye ve Rusya görüşmesi ise sorunun siyasi yollardan çözülmesi gerektiğini gösteren önemli bir mutabakat oldu. Soçi’de varılan mutabakatta 15 Ekim’e kadar bölgenin silahsızlandırılması kararlaştırıldı. Tüm savaşçı grupların çekilmesiyle oluşturulacak silahtan arındırılmış bölgenin 15-20 km derinliğinde olması ve kontrolünün Rusya ve Türkiye tarafından ortaklaşa sağlanması üzerinde uzlaşıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan muhaliflerin bulunduğu yerde kalmaya devam edeceğini ve rejimin kontrolündeki alanlarla aralarında silahlardan arındırılmış bir bölge oluşturacağını belirterek Türkiye’nin bu silahsız bölgede gözlem noktaları tahkim edeceğini söyledi.

Türkiye’nin İdlib konusundaki hassasiyetlerinin geçerli birçok sebebi var. Hem yeni bir göç (en az 2 milyona yakın bir göçten bahsediliyor) dalgasının yaşanmaması hem de olası çatışma durumlarında Türkiye’ye sızacak olan terör gruplarından endişe ediliyor. Anlaşma bu bakımdan önemli bir başarı. Fakat HTŞ gibi radikal örgütlerin İdlib’in içlerine doğru çekilmesini sağlamak ve Halep-Hama, Halep-Lazkiye otoyollarının güvenliğini tesis etmek görevi Türkiye’nin. (1) Bu sorumluluklar Türkiye’nin altından kalkamayacağı sorumluluklar olmasa da Suriye’nin provokasyona müsait bir savaş bölgesi olması ciddi riskler barındırıyor. Türkiye’nin güvenliğini taahhüt ettiği alan içerisinden Rus birliklerine, üslerine veya rejim güçlerine yönelik bir tehdit/saldırı olması durumunda Türkiye kendini açıklamakta zorlanabilir.

(1) https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-45599162

Tüm yazılar

1/3